Bir könjüktürün neler getirebileceğini yaşanmış süreçlerde daha iyi anlayabiliriz.Ve bir konjüktüründe neler götürebileceğini de gelecek süreci iyi okumakla elde ederiz.
Kürt açılımının daha dar kapsamlısını 92-95 süreçleri içerisinde yaşamıştık.Ve yaşanılanda meşrulaşmayan demokratik hakların nispeten kullanılmasıydı.Ve nispeten olsa da hatırlanacaktırki her yerde bu demokratik hakların kullanışı hissedilmişti.Ve gene hatırlanacaktırki bu süreç içerisinde proletarya köylününde kendisini kollektiflerde ifade etme çabası artmıştı.
Proletarya köylü yığınlar halinde kollektiflere kayıyordu.Ve her yerde proletarya köylü daha aktif haldeydi.Ancak -ulusal hareketteki arkadaşlarda ifade ederki 92-95 süreçlerinin iyi okunamaması ve sürece yönelik politikalar ortaya çıkarılamayışı nedeniyle 92-95 süreçlerinin ardında demokratik hakların gerilemeler olmuştu.Ve hatırlanacağı gibi sürecin iyi okunamaması ve sürece yönelik politikalar üretilmemesinin yanında demokratik hakların gerilemesinde de en önemli faktörlerden biri de proletarya köylünün en ufak dahil olsa demokratik-Parlementer- örgütlenmelerde mahrum olmasıydı.Marks ne diyordu Bizler demokratların çalışma saatini sekiz saata indirmesini destekliyoruz.Türkiyede bırakın böyle demokratlığın var olmasını en ufak araçlar dahil örgütlenmelerindeki fasistliğini sürdürülebilmesinin kaynağını 82 anayasasında alıyordu.Hal böyle oluncada Demokratik hakların kazanılması ve sürdürülebilmesinin garantörlüğü de devrimci harekete düşüyordu. Ve gelinen süreçte bunun böyle olduğunu gösterdi.
Ancak gelinen süreçte dünya konjüktürünün değişmesi ve proletarya köylünün demokratik-parlementer- haklarını kapsayan bir sürecinde yaşanmaması ....
Elbetteki yeniden ve yahutta bir yıl ,on yıl sonra olsun ortaya çıkacak bir kürt açılımı 92-95 süreçlerinde daha kapsamlı olacaktır.Ve 92-95 ,e göre daha fazla işçi köylü yığınları sınıfsal içeriklere kaydıracak ve sınıfsal içeriklerde bir canlanma yaratacaktır..Bu ,da nispeten her harekete bir gelişim olarak yansıyacaktır.Ve bunun olacağıda şimdiden aşikardır.
Lakin dünya konjüktürünün değişmesi ve en önemliside işçi köylünün demokratik haklarını meşrulaşatıracak araçlarda yoksun olması, yeniden fakat bu sefer farklı bir şekilde demokratik hakların kullanılmasına veya ortaya çıkmasına engel olacaktır.
Çünkü dünyada değişen konjüktür emparalizme daha fazla pazar ihtiyacını dayatmaktadır.Bu halde emparyalist ülkelerle sömürge ülkeler arasında farklı geliş seri ortaya çıkarıyor.Emparalizm buhranı yaşarken sömürgelerde kapitalist gelişim daha doğrusu emparalist kapital gelişim ortaya çıkıyor.Bu halde uygulanan sosyo ekonomik yapıyla ortaya çıkan sınıfların ilkel sınıfsal çelişkiler içerisindeki sınıflara karşı ortaya çıkarılan sosyo-ekonomik yapıya daha sıkı sarılmalarına yol açıyor.Bu, da zaten sınıfsal çelişkinin çatışmaya dönmediği toplumsal yaşamı daha da besliyor.
Sınıfsal çelişkilerin çatışmaya dönüşmediği toplumlar da proletaryanın her istenci köylüyüde mutlu edeceği-mutlu düzen istenci- kapitalizmin dialektiğiyle çelişir. Çünkü etki görmeyen kapitalizm köylüyü sömürülen araç kılarda ondan.Böyle hallerde de proletaryanın köylü ile köylününde tarım proletaryasıyla sınıfsal çelişkiside daha belirginleşir.Ve belirginleşende ,belirginleşmeyenle -egemen burjuvaziyle hesaplaşmayı hissetmeyince egemen burjuvaziyle hesaplaşmanın içerisinde kendini uzun süre ifade edemez.
Proletarya köylünün bu halide demokratik hakların kazanılamamasıyla pekiştirilince Batı burjuvazi sıyrılamadığı faşist araçlarını kürt burjuvazisine kaynak olarak aktarır.Çünkü batı burjuvasisiyle doğu burjuvazisi arasındaki sınıfsal çelişkiler doğu burjuvasisinin git gide batı burjuvasisine benzemesiyle ortadan kalkmıştırda ondan.Doğuda da tüketici bir toplum hakim, batıda da.
Doğudaki burjuvazi de git gide tüketici bir topluma hitap ediyor batıdaki burjuvazi de.
Ve batıdaki ve doğudaki ara sınıflar ne kadarda demokratik hakların yanında ekonomik haklar noktasında birleşselerde,emperyalizmin pazar noktasında yarattığı sınıfların hakimiyeti kaçınılmaz olarak bu sınıfların çözülmesini getirecektir.
Ve sonuç.
Toplumsal yaşamımız yeni sosyal ekonomik ilişkilere gebedir.Bunun bir ayağı doğuda bir ayağıda batıdadır.Ve buna karşıda proletarya köylü bunu göğüslüyebilecek her türlü araçtan yoksun olması ileri tarihlerde biz örgütsüz proletarya köylüye büyük göçlerin olacağının işaretleridir.

