Gönüllü Muhabirler ve İletişim | Facebook | Twitter | Youtube
Künye | XML Sitemap | News Sitemap | Sitemap | Haber Arşivi
Gerçekler yalnızca gerçekler... Bizi güçlü ve devrimci kılan budur!!!
Öğretmenimiz F. Engels her şeyin başı dürüstlük diyor! Öyleyse F. Engels'in izinden yürüyenler ve hatta kendilerine Marksist-Leninist-Maoist diyenler buna uygun davranmalıdır.
Halkın Günlüğü gazetesinin 10-20 Mayıs 2012 tarihli 37. sayısında yapılan değerlendirmede İbrahim Kaypakkaya'nın katledilmesinin 39. yılı vesilesiyle İstanbul'da yapılan merkezi yürüyüşün DHF ile ortak yapılamasını "...son dönemde gelişen ortak iş yapma kültürünün geliştirilmek yerine, bazı gereksiz, küçük burjuva kaygılara kurban edilmesi" ifadeleriyle değerlendirerek deyim yerindeyse "topu taca bile değil direk Partizan'a atmış" ve 18 Mayıs anma yürüyüşünün ortak yapılamamasının müsebbibini, "bazı gereksiz, küçük burjuva kaygılara kurban edilmesi" olarak ortaya koymuştur. Hemen belirtelim burada amacımız Halkın Günlüğü ile bir polemik yürütmek değil.
Ancak bazı durumlarda kitlerin doğru bilgilendirilmesi için bazı zorunlu açıklamalar gerekli oluyor. Çünkü kitlelere yönelik kimi çarpıtılmış ifadeler, gerçekleri yansıtmayan bilgilendirmeler yapılıyor! Gönül isterdi ki bu düzeltmeyi DHF yapsın ve Halkın Günlüğü'ndeki bu ifadeleri düzeltsin!
Partizan İstanbul’daki 18 Mayıs anma yürüyüşü için DHF ile bir görüşme yapmış ve özetle kimi eleştirileriyle birlikte anma yürüyüşünü bir önceki yıl gerçekleştirilen formatta DHF ile bir eylem birlikteliği temelinde örgütlemeyi önemsediğini ifade etmiştir. Yapılan görüşmede Partizan iki temel eleştirisini/kaygısını dile getirmiştir. Bunlar;
1) Bir yıl yapılan İstanbul yürüyüşü sonrasında Halkın Günlüğü gazetesinde çıkan bazı köşe yazılarında ve değerlendirmelerde, yapılan eylem birlikteliğinin muhtevasını doğru yansıtmayan ve var olan objektif gerçekliği çarpıtan ifadeler eleştirilmiştir. Bu tür yorumların doğruları yansıtmadığı dolayısıyla kitlelere yönelik tamamen asılsız bilgilendirmelerin yapıldığı, Partizan olarak bundan rahatsız olduğumuz ifade edilmiştir.
2) Yapılan eylem birlikteliğinin DHF'li dostlarımız tarafından tüm ülke çapında ele alınan "merkezi bir eylem birlikteliği" olarak yansıtılması sonucunda, bazı alanlarda Partizan'ı zor durumda bıraktıklarını, bu manipülatif bilgi sonucunda Partizan'ın daha önceden içinde yer aldığı ve planlamasını yaptığı kimi 18 Mayıs anmalarından çekildiğini ya da bu nedenle kimi başka sıkıntılar yaşandığı iletilmiş ve bu tür yanlış bilgilerin -hangi niyetle olursa olsun- doğru ve ahlaki olmadığı ifade etmiştir.
Partizan, DHF ile yapmış olduğu görüşmede bu iki eleştirisinin dikkate alınması, devrimci eylem birlikteliklerinin ancak bu türden ilkeli, açık ve doğru bilgilendirmeler üzerinden yükselmesi gerektiğinin bilincinde hareket ederek davranmıştır. Eleştirilerini ve düşüncelerini iletmiş, özellikle de "kimi stratejik politikalardan hareketle" kitlelerin düpedüz yanlış bilgilendirilmesine hizmet etmeyeceğinin altını çizmiş, bu konuda hassas olduğunu belirtmiştir.
DHF ve temsilcisi olduğu devrimci anlayış, kendi politikalarını savunabilir, bunun propagandasını yapabilir. Buna Partizan olarak müdahil olmamız mümkün değil!
Ancak bu "stratejik politikada" Partizan kitlesi başta olmak üzere geniş devrimci ve demokrat kamuoyu yanlış bilgilendiriliyor ve hatta olmayan şeyler varmış gibi gösteriliyorsa; üstelikte düpedüz kimi haksız ve yersiz ithamlarda bulunuluyorsa, bu noktada eleştirilerimiz/kaygılarımız anlaşılır olmalıdır! Kaygılarımız devrimcidir ve kitlelerin doğru bilgilendirilmesi üzerinden yükselmektedir. Çünkü bizi haklı ve meşru kılan gerçeklerdir! Bu nedenle "gerçekler devrimcidir" diyen Mehmet Demirdağ yoldaşın izindeyiz. Gerçeklerden aldığımız güçle sınıf mücadelesi arenasında yer almaktayız. Tam da bu nedenle silahlı/silahsız her şeyiyle saldıran sınıf düşmanlarımız bizi yok edememiştir/edemeyecektir! Devrimci dostlarımıza da naçizane tavsiyemiz gerçeklerden taviz vermemeleridir.
Partizan'ın bu eleştirilerine karşılık DHF temsilcisi özetle, kaygılarımızın kendilerini bağlamadığını, eleştirilerimizin muhatabının kendileri olmadığını, bahsi edilen "yanlış bilgilendirmelerin" Halkın Günlüğü gazetesinde yayımlandığını, dolayısıyla müdahale edemeyeceklerini, "onların" istedikleri gibi yazabileceklerini belirtti!
Dolayısıyla DHF temsilcisi Partizan'a, Halkın Günlüğü gazetesinde yayımlanan ve hiçbir doğruluğu bulunmayan bilgi ve yorumların tamamen "kendilerinin dışında olduğunu"(!) buna müdahale edemeyeceklerini ifade ederek yanıt vermiştir.
Bu durumda Partizan'ın bir muhatap sorunu yaşadığı açıktır!
Ya da madem ki DHF ayrı bir kurum o zaman devrimci bir tavır geliştirmeli ve kamuoyuna geçtiğimiz yıl yapılan İstanbul anma etkinliğinden sonra Halkın Günlüğü gazetesinde yer alan ve doğruları yansıtmadığı son derece açık, yanlış ve kimi çarpıtmalarla dolu yazıları kamuoyu önünde eleştirmelidir!
Madem ki DHF ayrı bir kurum, o zaman devrimci bir kurum olarak gerçeklerin yanında olmalı, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da İstanbul'daki anma etkinliğinin neden ayrı yapıldığına dair Halkın Günlüğü'nde yayımlanan ifadeleri eleştirmelidir.
Yanlış anlaşılmasın, Partizan olarak herhangi bir özeleştiri istemiyoruz. Nihayetinde dostlarımızı tanıyor, biliyoruz! Bizim isteğimiz karşılaştığımız bu tablo karşısında, muhatap olduğumuz DHF'nin H. Günlüğü'nde yayınlanan ve kendilerinin de tanık olduğu üzere gerçekleri yansıtmayan içerikli yazılarını kamuoyu önünde eleştirmesidir. Partizan'ın son iki anma pratiğinde muhatabı DHF'dir. Ve yapılan eylem birliklerinde ve görüşmelerde, H. Günlüğü'nün yansıttığı (ya da arzu ettiği gibi) gelişmeler yaşanmamıştır.
Anlaşılırdır ki Halkın Günlüğü gerek ülke içinde ve gerekse de yurtdışında yapılan eylem birlikteliklerini ya da kimi vesilelerle yapılan açıklamaları, "stratejik politikaları" doğrultusunda değerlendirmekte ve kullanmaktadır. Bu yaklaşım kendilerini bağlar. Ancak bilinmelidir ki, bizlerin Partizan olarak bu tür açıklamalarda ve etkinliklerde dostlarımızla birlikte (hangi kurumları olursa olsun(!) yer almamız tamamen devrimci dayanışmanın ürünüdür ve devrimci eylem birliklerini ele alışımızla ilgilidir. Farklı bir niyet ya da gerçekleri kitlerden gizleyen, gerçeklere farklı muhteva biçen yaklaşımımız bulunmamaktadır. Bunun altını bir kez daha kalın çizgilerle çizelim.
Son söz olarak; bu ifadelerimizin bir tartışma amacını taşımadığını, buna ihtiyaç duymadığımızı ama açıktan bazı çarpıtmaların olması nedeniyle özellikle DHF'nin (madem iki ayrı "bağımsız" kurumlar!) Halkın Günlüğü'nde yayımlanan ve tekzip edilmesi zorunlu olan yayınları "düzeltme" talebimizdir. Tabi birde Partizan olarak bizler 18 Mayıs gibi bir günü diğer tüm yurtsever, devrimci, aydın ve demokratlarla birlikte anabiliyor ve bundan herhangi bir kaygı duymuyor aksine bu yönlü bir çaba içinde bulunuyorsak, (ve hatta kimi illerde her alanımızın somut durumuna göre DHF ile bile ortak yapabiliyorsak) bu noktada bizce var olan anlayış kendini ciddi biçimde sorgulamalıdır. Üstelik Halkın Günlüğü'nün bahsini ettiğimiz yayınındaki ifadeler bizi değil DHF'yi bağlar ve kendilerine bir yanıt hakkı verir!!!
Naçizane tavsiyemiz devrimci dostlarımızın -bir dönem Halkın Günlüğü'nde tanık olduğumuz üzere- var olan bu keşmekeşliğe bir son vermeleridir! "Tasfiyeciliğe karşı örgütsel duruşları" ve bu konudaki politik tespitleri tamamen kendilerini ilgilendirir. Ama eğer ortak iş yapılacaksa muhatabınızın karşısına "tek bir temsilci" olarak çıkmalısınız! Ya da siz bir kurumla ortak iş yaptığınız da bu durum bütün diğer kurumlarınızı bağlamalıdır! Çünkü sizlere ortak eylem birliği teklifi ile gelinirken "sadece DHF için" gelinmiyor! En azından biz böyle olması gerektiğini düşünüyoruz.
Partizan