Gönüllü Muhabirler ve İletişim | Facebook | Twitter | Youtube
Künye | XML Sitemap | News Sitemap | Sitemap | Haber Arşivi
Türkiye-Kuzey Kürdistan’da yeni bir tarihin adıdır Kaypakkaya ve yoldaşlarının kurduğu Komünist Partisi. 20. Yüzyılın büyük alt üst oluşlara sahne olduğu, Paris Komünü pratiğinin Sovyet ve Çin devrimleriyle taçlandırıldığı bir yüzyıldır bahsi edilen. Çin’de Büyük Proleter Kültür Devrimi(BPKD)’nin bütün dünyayı sarmaladığı bir ortamda Türkiye-Kuzey Kürdistan halkı, Komünist Parti öncülüğünde reformist-revizyonist ve her türlü sınıf işbirlikçiliğine karşı Marksizm-Leninizm-Maoizm bayrak edildiği yeni bir partiye kavuşacaktı. Bu parti İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşları tarafından 1972’nin 24 Nisan’ında kurulan Türkiye Komünist Partisi(Marksist-Leninist) idi. 68 öğrenci hareketi, işçi grevleri, toprak işgalleri ve bir bütün yükselen toplumsal muhalefet içinde geçmişin bütün yanlış çizgilerine meydan okuyup MLM’nin rehber edinildiği bu Parti ülkemiz emekçi ve ezilenleri için yegane kurtuluş ışığı durumundadır. MİT raporlarında “ihtilalcı komünizmin ülkemizdeki en tehlikeli ismi” olarak geçen Kaypakkaya, MLM biliminin rehberliğinde ülkemizdeki devrimin niteliği, yolu, araçları ve Kemalizm, Kürt ulusal sorunu ve daha birçok meseleye ilişkin bilimsel bir kavrayışla tahliller getirmiş ve bu tahliller ışığında Halk Savaşı pratiğini inşa etme görevine koyulmuştur. 71 silahlı devrimci hareketi doğduğu andan itibaren faşizmin azgın saldırılarıyla karşı karşıya kalmıştır. THKP/THKP-C kurucusu Mahir Çayan ve yoldaşları 30 Mart 1972’de Kızıldere’de faşizmin “teslim ol” çağrılarına direnip-çatışarak cevap verip ölümsüzleştiler. Yine THKO kurulucularından Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan 31 Mayıs 1971'de Gölbaşı'nın İnekli Köyü yakınlarında Türk ordu güçleri ile girdikleri çatışmada ölümsüzleşeceklerdi. Ve ölümsüzler kervanına 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan katılacaklardı.
Devrimci hareketin daha kuruluş aşamasında aldığı bu ağır darbeler faşizmin zafer naraları atmasına vesile olsa da toprağa bir tohum olarak düşen bu devrimci öz aradan geçen kırk yıla rağmen varlığını devam ettiriyor. Dönemin koşullarında faşizm için tehlike arz eden üç örgütten ikisi olan THKO ve THKP’nin aldığı bu ağır darbeler sonrası faşizm tüm enerjisini Kaypakkaya ve yoldaşlarının partisi olan TKP(ML)’ye yönelteceklerdi. TKP(ML) faşizm için oldukça tehlikeliydi, çünkü bütün burjuva ve küçük burjuva akım ve anlayışlardan kopuşun ve ülkemizdeki iktidar mücadelesinde başarıya ulaşacak olan yolun temsilcisiydi bu parti. Ülkemiz topraklarında kök salmadan kurutulmalı, imha edilmeliydi.
Parti kadro ve üyelerinin yoğun olarak konumlandığı Dersim, Malatya, Siverek, Amed, Elazığ illerinde bir taraftan ajitasyon ve propaganda çalışmaları yapılırken diğer taraftan ise silahlı eylemler hayata geçiriliyordu. Özellikle Dersim’de yakalanan gelişim düşmana korku salmaktaydı. Diyarbakır Askeri Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameden de anlaşılacağı üzere TKP(ML)’nin çökertilmesi ve özellikle Kaypakkaya’nın yakalanması ya da imha edilmesi için MİT hummalı bir çalışmaya girişecekti.
Uzun ince boyu kıvırcık saçı
Halkını sevmekti onu tek suçu
Ali Haydar ölmez ağlama bacı
Milyon milyon doğar Ali haydar’ın
1973 yılının Ocak ayında faşizmin yoğun çalışmaları sonucu Vartinik Mezrası’nda bulunan Mirik Kömü baskına uğramıştı. Düşman amacına ulaşamadan Ali Haydar Yıldız düşmanı fark edip yoldaşlarını uyandırarak kömün dışına çıkmalarını sağlamıştı. Köm baskınında Ali Haydar Yıldız şehit düşerek ölümsüzleşirken, İbrahim Kaypakkaya’da ağır bir şekilde yaralanacak ve beş gün sonra saklandığı evde düşmana teslim edilecekti. Ali Haydar Yıldız yoldaş TKP(ML)’nin kırlarda ölümsüzleşen ilk şehidi ve Halk Ordusu’nun ilk komutanıdır.
Ali Haydar Yıldız yoldaş mütevaziliğin, halka adanmışlığın ve cüretin-umudun adı olarak kırk yıldır halkımızın bilincinde ve yüreğinde parıldamaya devam ediyor.
İlk şehit; Meral Yakar
Komünist Parti’nin ilk kadın şehidi Meral Yakar yoldaş 21 Ocak 1973 yılında işkencede katledildi. İstanbul da Çapa Tıp Fakültesi öğrencisi iken mücadele içinde yerini alan Meral Yakar, aynı zamanda ilk kadın parti üyesi oldu. Bir yoldaşının, silahını temizlerken meydana gelen kaza sonucu yaralandı. Yoldaşı tarafından hastaneye kaldırılan Meral Yakar, ağır yaralı olmasına rağmen, işkence edilerek katledildi.
1973 yılı ve özellikle Vartinik baskını Komünist Partisi için oldukça ağır bir yıl olmuştu. Başta Komünist önder İbrahim Kaypakkaya olmak üzere birçok kadrosu yakalanmış, katledilmiş, işkenceden geçirilmişti. Kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmemişken böylesi ağır bir yenilgi alan Komünist Partisi, faşizmin “bitirdik” naralarına karşı kendi küllerinden yeniden doğarak iktidar mücadelesine kaldığı yerden devam etmiştir. Komünist Partisi tarihinde Ocak ayı özel bir yer tutmaktadır. Mustafa Suphi ve yoldaşlarının 1921 yılında Karadeniz’de hunharca katledilmesi, 1973 yılında Ali Haydar Yıldız, Meral Yakar yoldaşların şehit düşmesi, İbrahim Kaypakkaya’nın yakalanarak aylarca işkence gördükten sonra katledilmesi, Atilla Özkan yoldaşın 1976 yılının Ocak ayında ölümsüzleşmesi ve daha onlarca yoldaşımızın Ocak ayı içerisinde ölümsüzler kervanına katılması Ocak ayının önemini ortaya koymaktadır. Komünist Partisi’de Ocak ayının bu öneminden dolayı bu ayın son haftasını Parti ve Devrim Şehitleri Haftası olarak karşılanmıştır.
Türkiye-Kuzey Kürdistan tarihinde oldukça önemli tarihsel bir kesite işaret eden Vartinik baskını ve ölümsüzleşen şehitlerimiz yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Halkın Günlüğü