Darbecilik-Tasfiyecilik Kardeşliği ve karşı devrim.


Çok kullandığımız,aşina olduğumuz terimler darbecilik ve tasfiyecilik.Derinine inemediğimiz birçok kavram bize karşı devrime katkı olarak geri dönüyor.

Marx ve Engelsin diyalektik materyalizme olan tahlil ve katkıları yüzyıldan fazla süredir,dünyayı sarsmış,hatta hayaletlere benzetilmiştir.Diğer yandan ardıllarının bu felsefeyi anlama,bunu pratiğe taşıma;olay ve olguları marksist felsefenin ışığında yorumlaması bir çok devrimci kurum ve anlayışta eksik bir yan olarak kalmıştır.Dünyadaki birçok birey-kurum,devrimci-komünist hareketlerişin felsefi boyutunu önemsememiş,yok saymış;kadro ve sempatizanlarına felsefi anlamda gerekli bir eğitim verememiştir.Ya da yetersiz kalmıştır.

”Devrimci teori olmadan,devrimci pratik olmaz” sözünü çok sık kullanırız,vurgularız.Peki bu kavramları ve sloganları uygularken devrimci teorinin ne olduğunu topluma gösterebiliyor muyuz,anlatabiliyor muyuz?Birçok devrimci kurum ve anlayışın propaganda aracı olarakkendi yayın ve dergilerini gösterdiğini bunlarla kitleye indiğini hepimiz biliyoruz.Çok sık olur bizim evde.Akşamın bir saati biri kapıyı çalar,ben şurdan geliyorum dergimizi alır mısınız,der.Ben de alırım.Param yoksa da yan kapıyı çalar borç alır derginin parasını veririm.Oysa ki; o dergilerin birçoğu ajitatif-propaganda amaçlıdır.İçinde bana verebileceği teorik ve kurumsal bir yazı yoktur.Haberlerden ve sloganlardan ibarettir birçoğu.Bizim site yazarlarının eline su dökemeyen birçok yazar vardır.Dergiyi almamın en önemli sebebi o pratiğe emeğe olan saygımdır.Dergici arkadaşın gözlerindeki mutluluğu,parıltıyı görmek isteyişimdir.Biliyorum ki;birçok evin kapısı açılmayacak ona,birçok evden kovulacak belki de şiddet görecek birilerinden.Asıl düşündüğüm onu felsefi ya da psikolojik anlamda onu sahiplenmem,yalnız değilsin hissini vermek düşüncesidir.Onun toplumun içinde olduğunu hissetmesi,düşüncesini savunmada tasfiye olmadığını hissetmesini sağlama anlayışıdır.O arkadaşın gözleri parlayarak dergiyi verip gitmesi,benim de mutlu olmamı sağlar.Benim gibi düşünenler az olsa da anlayış az ya da çok sahiplenilmiş,sesini biraz daha fazla duyurmuştur,artık.Bireylere kadar inebilen devrimci hareketler,kaba anlamda örgütlülük diye tabir ettiğim toplum tarafından sahiplenmiş,tasfiye edilmemişlerdir artık;dergici arkadaşın gözünde.Oysa o dergiyi kimse almasaydı,benim gibi yüzler binler teşekkür edip ihtiyacının olmadığını söyleseydi,ortada gizli bir tasfiye süreci yaşanacaktı.O anlayış biraz daha kitleden uzaklaşacak ya da daralacaktı.

Savrulmuş,dağılmış,uzaklaşmış birçok devrimci ya da muhalif yalnız kalınca kendilerine bir yol çizmek çelişkilerini bir şekilde çözmek zorunda kalacaklardır.Savrulmanın özü aynı da olsa ;birçok türü vardır.Örgütsüz kalmış olanlar, dışlanmış olanlar ya dasistem tarafından alınan saldırı ve darbelerden geriye kalmış olanlar az değildir.Yine tutukluluk sürecinden geçmiş,birçok cezaevinde direnişlere katılmış bireylerin birçoğu da devrimci saflarda bulunmuyor.Ya da bedel ödeyenlerin elinden tutmakta,destek olmakta yeterince başarılı olunamıyor.Belki de kimbilir,birçoğu Emekçinin ilticacı kardeşim türküsünü söylüyor.Önemsenecek oranda birçoğu da kendini kurtarma,bireyselleşme yoluna gidiyor.

Aslında burda asıl dikkatli olunacak şey,bu bireylerigeri kazanma mücadeleye çekme yöntemidir.Bireylere gidilip bu yönlü çalışmalar yapılmıyorsa,onları örgütleme çabasında yetersiz kalınıyorsabu da bir anlamda tasfiyeciliktir.Unutulmamalı ki her tasfiye bir darbedir,genelleştiğinde anlayışlarımıza.İnsanları dışlamanın,devrimci çepere çekememenin verdiği sonuçlar birçok devrimci hareket ve anlayışta günümüzde çok net bir şekilde görülmektedir.Ortada olan ciddi bir gerileme ve daralma birçok devrimci harekete yansımıştır.Bu daralmadan çıkmak için bazı anlayışlar,reformist yollara bile sapmıştır.İbret verici olan da legalleşen birçok devrimci anlayışın da ilk parlamadan sonra daha da gerilediğini görmek,devrimci özünden çıktığını anlamak kimilerine ders olamamıştır.

Kitlelere gidin demek;işin başlangıç ve çözüm noktasını oluşturan, teorik-siyasi bir tespittir.Tek başına yeterli olmayan,içinin taktik ve strateji ile doldurulması gereken bir anlayış.Yöntemlerini doğru seçemeyen kurumların;doğru olan tahlillerini yanlış uygulaması olağan bir durumdur.Kimlere gidilmelidir,nerden başlanmalıdır,bu açıklığa kavuşturlumalı,vurgulanmalıdır.Unutulmamalı ki hiçbir evin tavanı ile tabanı aynı değildir,arada en başta yükseklik farkı vardır.Kartopunun hangi dağdan yuvarlanacağı çığ olacağı iyi düşünülmelidir.Yanlış ya da karsız tepelere çıkıp çığ oluşturma savaşına girmek,elimizdeki kartopunu da eritecektir.

Kendimize yakın olan kitlelere gitmeyi ihmal edip başka kitleler seçmek,tam da bu kartopu hikayesine benzer.Bedel ödemiş,az-çok mücadelenin kıyısında ve içinde yer almış insanları es geçmek,yok saymak,yeni madenler aramak,asansörü olan binada,merdivenleri zıplayarak çıkmaya benzer.Asıl önemli olan bireyleri açık ya da gizli biçimde tasfiye etmenin bizim anlayışımıza darbe vuracağını görmektir.

Üretim araçlarını elinde bulunduran,bunu kendi çıkarları için kullanan egemenler,aynı hakkı diğer sınıflara tanımazlar.Birileri uçakla,helikopterle gider bir yere birileri trenle,otobüsle.Uçak bir saatte gidiyorsa,otobüs 12 saatte tıngır-mıngır gider.Aradaki fark teknolojik farklılıktır.Biz ezilen sınıflar birçok teknolojiyi ve aracı kullanamıyoruz.Kullanma ihtimalimiz olsa bile korkuyoruz bu araçları kullanmaktan.İnsan bilmediği şeyden korkarmış derler.Devrimci bir tv,radyo ya da günlük bir gazete birçok devrimcinin ihtiyacıdır artık.Hatta son dönemlerde birçok burjuva televizyonun internet sitelerinin reklamlarını yapması,kitlelerini oralara yönlendirmesi birçok şey ifade etmektedir.Düşmanların yöntemlerini anlamak,onu devrimci mücadeleye göre uygulamak,çok eski bir ifade de olsa bugün hala hayata geçirmede gerideyiz,hala.Milyonlar msn,facebook kullanıyor artık.Birçok evde bilgisayar var.Her işyeri interneti kullanarak birçok işlemini yapıyor.Devlet birçok konuda neti kullanıyor artık.Birçok ticari site görüyoruz.Çıkıp biz hala net kötü diyebiliyorsak,bu aracı devrim için nasıl kullanabilirizi tartışmıyorsak,interneti kullanan birçok kitleyi tasfiye ederiz anlayışımızdan.Ya da kitle bizim görüşlerimizi,okumaz anlamaz,bilmez.Zaten onların tasfiyesi,bize darbe olarak dönecektir,devrimci mücadelede.
Tasfiye ettiğimiz herşey bize darbe olarak döner,ya da her darbe bir tasfiyeciliktir gerçek anlamıyla.Bunu anlamadığımız her anın bizim için bir kayıp,düşman için bir kazanç olacağını bilmeli,bilmeyerek te olsa karşı devrime fayda sağlanacağı unutulmamalıdır.

SEYRANLI
25 OCAK 2010

Popularity: 1% [?]

http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/furl_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_16.png

Diğer haberlerden seçmeler

Filed Under: Genel

Tags:

About the Author:

RSSYorumlar (0)

Kalıcı bağlantı

Cevap yaz