İBRAHİM KAYPAKKAYA ile ilgili soru önergesi dahi sakincali

TBMM Başkanlığı ,DTP li Şerafettin Halisin ,1968 in devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya ile ilgili verdiği soru önergesini sakıncalı bularak reddetti
Kaypakkaya’yla ilgili soru önergesi dahi ‘sakıncalı’
BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği, 1973’te işkence sonucu öldürülen TKP/ML önderi İbrahim Kaypakkaya’ ile ilgili soru önergesi ve değerlendirmesi Meclis Başkanlığı’nca “sakıncalı” bulunarak geri çevirildi.
BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Şubat’ta TBMM’ye, Diyarbakır’da işkence sonucu öldürülen TKP/ML Lideri İbrahim Kaypakkaya’yla ilgili soru önergesi verdi. Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verilen önergede, 1973’te öldürülen Kaypakkaya’nın ölüm nedeninin resmi kayıtlarda intihar şeklinde yer aldığını hatırlatan Halis,  tanıkların anlatımlarına ve bazı çelişkili uygulamalara dikkat çekti. Halis önergede Kaypakkaya’nın katledilişini şu sözlerle değerlendirdi: “Aradan 37 yıl geçmiş olmasına rağmen, İbrahim Kaypakkaya’nın ölümü, üzeri örtülmek istenen Türkiye’deki en korkunç ve en ciddi işkence vakalarından biridir. İbrahim Kaypakkaya’nın maruz kaldığı işkence, en politikleşmiş işkence olaylarından olup, devrimci mücadele alanlarını vahşet uygulamalarıyla korkutarak etkilemek amaçlanmıştır. Ülkemizde kitle katliamı yapanların adları kışlalara, havaalanlarına, caddelere, mahallelere verilip, yani insanlığa karşı suç işlemiş kişiler ödüllendirilirken, devrimci mücadelede ve işkencedeki dik duruşuyla efsaneleşmiş bir örgüt liderini anmak suç sayılmaktadır.”
SORULARIN ÇIKARILMASI İSTENDİ
Halis’in önergesinin ardından Meclis Başkanlığı ilginç bir uygulamaya imza atarak, milletvekilinin değerlendirmelerini ve sorularından ikisini “sakıncalı” buldu. Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin imzalı cevapta, sorular ve değerlendirmeler nedeniyle önergenin geri çevrildiği bilgisine yer verildi. Bu bölümlerin çıkarılması durumunda önergenin tekrar verilebileceği belirtildi.
HALİS: RAHATSIZ OLUYORLAR
Birilerinde, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Deniz Gezmiş gibi devrimci önderlere sahip çıkmanın rahatsızlığı olduğunu belirten Halis şöyle konuştu:
“Bu rahatsızlık aynı zamanda devrime ve sosyalizm duyulan rahatsızlığın da tezahürüdür. Bizim değerlendirmemiz gelinen bu noktada çok doğaldı. Dünyanın sosyalizme, devrime bakışı dolayısıyla bizim önergede yaptığımız değerlendirmeden çok da rahatsızlık duyulmaması gerekiyordu. Ergenekon, Balyoz, derin operasyonların tartışıldığı bu günlerde, 37 yıl önce yapılmış bir işkenceyi kabul etmemek gibi bir anlayış, farklı bir paradoksu barındırıyor içinde.”
Halis, önergeyi önümüzdeki günlerde tekrar Meclis’e vermeye hazırlanıyor. BirGün
Che Guavera kahramanken
Kaypakkaya niçin suçlu gösteriliyor?
Halis, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu soruların cevaplanmasını talep etti:
»Suç işleyen devlet de olsa, suçu açığa çıkarmak demokratik devletlerin görevidir. İşkenceyle öldürme olayının aydınlatılması için, dönemin resmi belgelerinin açıklanmasına olanak tanıyacak mısınız?
»Bugün devrim, sosyalizm, komünizm gibi kavramlar yasak olmadığı gibi, bu adlarla siyasal partiler kurulurken, devrimci bir örgüt liderini anmanın suç sayılması bir çelişki değil midir?
»Latin Amerika’da silahlı mücadele veren Ernesto Che Guavera dünya gençliğinin idolü haline gelirken, İbrahim Kaypakkaya’nın hala suçlu gösterilmesi günümüz demokrasisinin ayıbı olmaz mı?

Popularity: 6% [?]

Son 10 gelen arama sonucu:

http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/furl_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_16.png

Diğer haberlerden seçmeler

Filed Under: KaypakkayaManşet

Tags:

About the Author:

RSSYorumlar (4)

Cevap Yaz | Geri izleme linki

  1. muhalif35 diyor ki:

    Muhtemelen bu son muhalefetim olacak sitenize. Anlamamakta ısrarlı yazılar okuyorum sürekli. CHE’yi biraz birlikte anımsayalım ve dünya gençliği idolü olma kıyaslaması durumuna bakalım. Bugün tişörtlerinde, kollarındaki dövme figürlerinde, kolye ve takı şekillerinde CHE’yi taşıyanlar; İhtiyar Maria şiirini okudular mı acaba. Hepsine okutun o şiiri, yaratıcıya bakışını anlasınlar. Kongo’dan Fidel’e yazdığı mektupta, içinde bulunduğu müthiş umutsuzluğu ve nedenlerini anlatın. Orada yüzyıllardır beyaz adamlarca sömürülmüş bir halkın ilerici sayılabilecek öncülerinde bile beyaz CHE’ye tavırlarını aktarımlarını okuyun-okutun. Doğuda kürt ulusunun türklere bakışıyla kıyaslatın. Türk-che bir devrim önderinin doğudaki mücadele şeklini tahayyül edin. Sonra İbrahim Kaypakkaya’nın böyle bilinçsiz ve önderlerin ideolojik yönünden imtina eden kuşaklara idol olmasını kabul edin. Ben edemem! Yaşasın devrim için, ama sadece sosyalist devrim için savaşan önderler. İdealleri idealim, çektikleri onurlu taşınacak sızımdır. Hayal dünyasındaki idealist gençler benden ırak kalsın. Son bir örnek: Kıvrıkoğlu’nu protesto etmek için idealist tepki sunan genç hatun, elindeki pankartı açamadan, başka bir öğrenci tarafından yırtılma hakkını faşist bile olamayacak başka bir gence cür’et hakkı veriyor. Ve eylem övünülüyor. Alın -en- devrimci genç nesili… Diğerlerini saymıyorum bile. Peygamberleştiremem ben gerçek önderleri. Yoksa bugünkü genç nesil ve şimdiki öncüleri imam-cemaat olarak değerlendirilir…

  2. haydar diyor ki:

    muhalif dediğinden birşey anlaşılmıyor. sanırım soru önergesini didiklemiş ve bir yerlerini eleştirme gereği hissetmişsin. neticede de idol tabirine kafayı takmışsın. idol: örnek alınan kişi anlamına gelir. ernestoyu bahsettiğin şekilde meta haline getirip putlaştıran azımsanmayacak bir kesim var ama bu soru önergesinde bahsedilenler onlar değil. ernestoyu idol olarak görüp onu örnek alan milyonlarca gerçek sosyalist devrimci genç var dünya üzerinde. soruönergesinde bahsedilenler de tam da bu kesim oluyor. o yüzden sadece eleştirmek için birşeyler yazmayalım. onun yerine komünst önder KAYPAKKAYA’nın işkenceyle ölümünün yıllar sonra mecliste gündemleştirilmesini ve soru önergesinden bile korkularak geri çevirilmesini gündemimize alıp bu durumun teşhirini yapalım. ayrıca PARTİZAN’dan arkadaşların haberi yayınlamalarını olumlu buluyorum zira KAYPAKKAYA’nın soru önergesiyle meclise taşınıp sonrasındaki geri çevirilme durumuna karşı, ne yazık ki KAYPAKKAYA’yı sözüm ona önder kabul eden bir kesim üç maymunu oynuyor. henüz konuyla ilgili bir kelime dahi yazmış değiller.

  3. muhalif35 diyor ki:

    “dediğinden birşey anlaşılmıyor” söyleminde haklılık payın var Haydar. Çünkü çok kapsamlı bir alanı dar bir çerçeveye sığdırası çabaların ürünü oldu yazım. Şunları söylemeliyim fakat. 1) Kaypakkaya’da haber niteliğindeki sunum değil, içeriğindeki aktarımlara benim muhalif bakışım. Değilse site neden bunları yayınlıyor gibi bir niyet sapkınlığım olamaz. 2) İdol tanımlaması yapmışsın yukarıda. Çok iyi bilmekteyim idol kavramındaki anlamı. Hatta Platon’un “ideal tip” betimlemesinin içeriğinden sözetmeme sanırım gerek yoktur, zira ukalalık yapmış olurum. Ancak asıl söylemek istediğim, bırakalım meclis çatısı altında yapılanlar demokrasi çırpınışı olsun ve başarılırsa alkışlansın. Sahiplenilmesin devrimcilerce… Çünkü Kaypakkaya, silahlı savaşımdaki her türlü sonu kabullenecek ve tarihsel zor ile çözümlenecek bir çelişki sonucundaki kazanıma ilişkin canını veriyordu. Yani bir gün gelir de kapitalist sistem, vicdan sahibi olup beni katledişini itiraf eder düşü sanırım taşımazdı. O, elde silah, aynı sonuçlara katlanabilecek devrimci nesiller yetiştirecek öğretmendi. Bakın tekrarlıyorum, bunu mecliste gündeme getirip özür bile diletmek, demokratik kapitalizmin kendi koşullarındaki bir kazanımdır. Ama devrim için savunulacak olsa da sahiplenilip naralar atılacak birşey asla. Sanırım yine sınırlı satırlara sığdıramayacağım bir girişim bu yazım. Ama bilesin Haydar, aldığım tepkiye bir nazım olarak da kabul edelim, varsın gülüp geçelim. O kadar yoğun ki aslında beynimde aktarımı bekleyen kelime fırtınası, galiba düzensiz savrulacak. Onun için susuyorum. Sadece bu yazıma katkın için sağol.. Bir gün biryerlerde omuz omuza olma düşüyle. Hoşçakal.

  4. Kızıl muhalefet diyor ki:

    Devlet ne der:Biz yapmadık
    Dünya ne der :siz yaptınız.
    Burda sorun nedir:Yalan-dolan-talan
    Resmi temsilcisi neresidir:TBMM
    KARŞI OLUNMASI GEREKEN NEDİR:BİR ŞEYİ ESAS OLARAK KABUL ETMEK VE YAYGINLAŞTIRMAK.YOKSA GELMİŞ BİRİSİ DEVLETİN DİBİNE BİR DİNAMİT ATMIŞ BU DA İYİ BİR ŞEYDİR AMA ESAS DEĞİLDİR.TÜM YOLDAŞLARIMIZI ESASDA ÇAĞIRIYORUM.
    BİZİM BÜTÜN MESELEMİZ BUDUR.

Cevap yaz