Kürt askere elektrikli işkence

ANKARA - Midyat’ta askerliğini yapan Yunus Tekin Dicle, hırsızlık suçlaması ile gözaltına alındığı Midyat Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gördüğünü söyledi. Yunus Tekin Dicle’ye Emniyet Müdürlüğü’nde önce 6-7 polis tarafından başına poşet geçirildi, tokat dövüldü, çırılçıplak soyuldu, serçe parmağı ve cinsel organına bağlanan kablolar ile vücuduna elektrik verildi.

Olay, Yunus Tekin Dicle’nin babası Mahmut Dicle’nin İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’ne başvurması ile ortaya çıktı. Dicle, başvurusunda oğlu Yunus’un Midyat Tanık Taburu 12. Bölük’te askerlik yaptığını belirterek, oğlunu ziyarete gittiğini ve burada oğlunun Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi’nde olduğunu öğrendiğini anlattı. Oğlunu cezaevinde ziyaret eden Dicle, Yunus’un anlattıkları karşısında şok oldu. Dicle, oğlunun kendisine şunları anlattığını aktardı:

ÖNCE HIRSIZLIK SUÇLAMASI

”Garnizona üç polis geldi. Beni, üzerimdeki paralar nedeniyle sorguya çektiler ve hırsızlıkla suçladılar. Aramızda tartışma çıktı. Polisler bana, ‘Sen hiç bizim bodrumu gördün mü? Orada işkenceye maruz kaldın mı?’ şeklinde tehditte bulundular.

OTELDE BASKIN

30 Kasım’da, babama yer ayırtmak için Midyat’ta bulunan Grand Etsel Oteli’ne gittim. Otel görevlileri benim asker olduğumu anlayınca inzibatlara haber verdiler. İnzibatlar gelip, beni görev yaptığım askeri birliğe götürdüler. Bölük Komutanı da polis çağırdı. Gelen polisler, beni daha önce sorgulayan polislerdi.

KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ

Polisler beni alıp üzerinde Asayiş Şube Müdürlüğü yazan bir karakola götürdüler. Beni götürdükleri karakolun kapısı merdivenliydi. Merdivenleri çıktıktan sonra büyük aynalı bir cam kapıdan içeri girip, üst kata çıktık. Burada hemen sol tarafta bulunan kendi odalarına götürdüler. Bana, ‘hemen dizlerinin üzerine çök’ dediler. Ben çökmek istemeyince, beni zorla diz üstü çökerttiler. Amirleri gelip, sinkaflı küfürler etti, dirseğiyle sırtıma vurdu. Sırtıma aldığım darbe sonucunda yere yığıldım.

KAFASINA POŞET GEÇİRİLDİ

Yere düştüğüm zaman orada bulunan 6-7 polis, üstüme çıkarak, ayaklarıyla ellerime, ayaklarıma, sırtıma basıyorlardı. Bazıları da aynı anda beni tekmeliyordu. Bu sırada biri, ‘poşeti ver’ diye bağırdı. Biraz sonra bir poşet getirerek, kafama geçirdiler. Kafamda bulunan poşet nedeniyle nefessiz kaldım. Nefessiz kalınca sağ elimi çekip poşeti yırtmayı başardım. Bana yapılan işkenceler sırasında sürekli olarak ‘altınlar nerede, sen hangi örgüte mensupsun, arkadaşların kim? Onların isimlerini ver’ şeklinde sorular soruyorlardı. Bu işkenceler ne kadar sürdü bilmiyorum ama bana çok uzun geldi.

HASTANEDE İŞKENCEYİ ANLATMAK İSTEDİ

Tüm bu işkencelerden sonra biri ‘bunu hastaneye götürelim’ deyip, beni hastaneye götürmek üzere odadan çıkardılar. Yoldan bana işkence yapan ve komiser olan polis, ‘Bu daha ne ki? Daha yeni başladık’ diyordu. Beni Midyat Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne götürdüler. Orada sadece benden kan aldılar. Doktor da yoktu, sadece bir hemşire vardı. Ben hemşirenin yanındayken, yanımızda polisler de vardı. Hemşireye ‘ben işkence gördüm’ deyince, polisler hemen araya girip, ‘Bu hırsızdır, onu yakaladık’ dediler. Bunun üzerine hemşire, ‘Tamam işi bitti, götürebilirsiniz’ dedi.

ÇIRILÇIPLAK SOYDULAR

Daha sonra polisler beni alıp oradan götürdüler. Biz yolda iken, ‘Sen niye işkence gördüğünü söyledin? Daha yeni başlamıştık’ dediler. Daha sonra beni aynı karakola götürdüler. Ancak bu sefer karakolun giriş katının bir alt katında bulunan küçük boş bir odaya götürdüler. Odaya girer girmez bana ‘soyun’ dediler. Ben de korktuğum için soyundum. Soyunduktan sonra üzerime pet şişe içinde bulunan suyu döküp, dövmeye başladılar.

ELEKTRİK VERDİLER

İçlerinden biri, ‘Bunun gözünü bağlayalım’ deyince, gözümü bağladılar. Sonra sağ ayak serçe parmağıma ve cinsel organıma bir kablo bağladılar. Sonra bir şeyi çevirdiklerini duydum. Onlar o cihazı çevirdikçe vücuduma elektrik geliyordu. Bu odanın içinde yaklaşık olarak yarım saat kaldım. Daha sonra tekrar odalarına götürdüler. İfademe bir avukat gelmişti. Ancak avukat benimle hiç konuşmadı. Hatta bir ara polis amiri barodan gönderilen avukata, ‘Ben bir İstanbul’da gördüm, bir de bunu gördüm’ dediğini duydum.

SIKMA CANINI

Sanırım bana yapılan işkenceyi kastediyordu. Tüm bu işkenceler bana yapılırken, gözaltında kim olduğunu bilmediğim bir kişi daha vardı. Onu mahkemeye götürmek için dışarı çıkardıklarında benimle konuştu ve bana ‘Sana işkence mi yaptılar?’ diye sordu. Ben de ‘evet’ deyince, ‘sıkma canını’ dedi. Daha sonra polisler onu alıp götürdüler. Sanırım bana işkence yaptıklarında bağırışlarımı duymuştu. Daha sonra mahkemeye çıkartılmadan beni yine doktora götürdüler ancak doktora götürdüler ancak doktor ne yazdı bilmiyorum.

DURUMU KÖTÜ GÖRÜNÜYOR

Baba Mahmut Dicle devmla “Ben oğlumu 7. kolordu Askeri Cezaevi’nde ziyaret ettim onu orda gördüm durumu çok kötüydü. Ona çok ağır şekilde işkence yapılmıştır. Her tarafında yara bere izi vardı. Oğlumla işkence yapan polislerden ve onu ciddi şekilde muayene etmeyen doktor ve hemşireden davacı ve şikayetçiyim” dedi.

ANF NEWS AGENCY

Son 10 gelen arama sonucu:

Filed Under: Genel

Tags:

About the Author:

RSSYorumlar (0)

Kalıcı bağlantı

Yorumlar kapatıldı.