Pusula:Devrimci çalışmalarda güven istenilmez, yaratılır…

Pusula

Pusula

  Devrimci çalışmalarda güven istenilmez, yaratılır…Devrimci çalışmalarımızda, kadro ve militanlara duyulan ihtiyacı dikkate aldığı­mızda ilişkilerin dejenere olmadığı ve geliş­me olanaklarının görece daha fazla olduğu alanlara öncelik tanımak dönemsel bakım­dan yanlış değildir. Bu bazen bir il olabilir, bazen bir semt veya fabrika… Dönemsel bu yoğunlaşma politikası, daha yeni aktif güçlerin açığa çıkmasını sağlar. Ortaya çı­kan bu yeni güçlerle hem alanın faaliyetini daha da derinleştirmek hem de yeni çalış­ma alanlarına açılmak mümkündür.

Bu anlayışı daha da somutlayacak olur­sak, geçmişte devrimci çalışmanın çok yo­ğun olduğu bazı alanlarda, gerek devrimci­lerin çalışma tarzlarından kaynaklı yaptık­ları hatalar ve gerekse devletin yoğunlaşan saldırıları, çok yönlü ve kapsamlı yozlaştır­ma planları devrimci çalışmalara daha me­safeli bir duruşun ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu, somut bir gerçek ve bu ger­çeği değiştirmek çok ciddi bir emek ister. Yeni bir devrimci heyecan ve coşkunun ortaya çıkmasına ihtiyaç duyar. Oysa derin bir yıpranmışlığın yaşanmadığı emekçi semtlerde ortaya konulacak iradi çabalar­la daha kısa sürede olumlu sonuçlar almak mümkündür. Elbette ki bu, gerilemenin ve devrimcilere karşı önemli oranda güvensizliklerin yaşandığı alanlarda tümden faaliyetin terki anlamına gelmez. Bilakis, kay­bedilen güveni yeniden kazanmak, yaşanan dağınıklıkları gidermek için ısrarcı tutum sürdürülmelidir.

Bu tür alanlara müdahale ederken ob­jektif, ilkeli ve kazanıcı bir tutum izlemeli­yiz. Öncelikle bizden kaynaklı olan hataları nedenleriyle birlikte ortaya koymalıyız. Böylesi durumlarda eleştiriler çok sert ve uç noktada olabilir. Eleştiri sahiplerinin, söylediklerinde ne kadar tutarlı ve samimi oldukları tartışılmaya muhtaç olabilir. Bu tür durumlarda doğru tutum, doğru­ya doğru yanlışa yanlış diyebilme du­ruşudur. Uzun vadede kazandıracak ve doğru anlayışı yerleştirecek olan bu pratik tutumun kendisi olacaktır. Burada önemli olan en az ilkeli tutum kadar, kazanıcı ve ikna edici bir pratiğin izlenmesidir. Önyar­gılı, tepkili yaklaşımları sorgulatacak bilim­sel tutumu, sabırlı yaklaşımı gösterebil­mektir.

Bu noktada kimi yazılarımızda da vur­gu yaptığımız gibi çalışmaların denetimi de önemlidir. Var olan örgütlü güçlerin güçlü ve zayıf yanlarının tespiti, zayıflıkların gide­rilmesi, yeteneklerine göre görevlendir­melerin yapılması için denetim zorunlu­dur. Yerinde ve zamanında yapılacak her denetim, ortaya çıkabilecek olumsuzluklari zamaninda onler.Denetim,yalniz mudahaleyi içermemektedir.Ayni zamanda alt­lardan öğrenmeyi, örgütsel düzenlemeler ve hedefler noktasında daha somut politi­kaların belirlenmesini sağlar.

Tüm bu projelerin sağlıklı bir tarzda uygulanması için, gerçek manada bir yol­daşlık ilişkisinin yaratılması gerekir. Gerçek yoldaşlık; karşılıklı güvendir, yapıcı eleştiridir, hatalara karşı öze-leştirel bir tutum izlemedir.

Bunların yanı sıra mücadeleyi daha ile­ri mevzilere taşımak için, bütünün sorun­larına kafa yormak ve sorumluluk taşımak­tır. Tüm bunların asgari düzeyde uygulan­ması, sınıf mücadelesi içinde kendimize biçtiğimiz misyondan, ideolojik duruştan bağımsız değildir. Ama şu da bir gerçek ki; ortak üretim, kolektif çaba, karşılıklı güve­nin ve paylaşmanın temelini oluşturuyor. Üretilmeden, paylaşılmadan güven ilişkisi yaratılamaz. Güven, pratik bir sorun­dur; mücadele alanlarında yaratılır. Ve her bakımdan yoldaşça bir yakla­şım ortaya koymakla sağlanır.

Ortak üretimde, pratik mücadelede soyut güven söylemlerinin fazla bir değeri yoktur. Acıların, sevinçlerin, kaygıların paylaşımıdır güveni yaratan; söylemde amaçları aynı ama pratikte icraatları ve öncelikleri farklılaşanların arasındaki gü­ven ilişkisinin zedelenmesi gayet anlaşılır bir durumdur. Bu demektir ki; sarsılan gü­ven ilişkisinin yeniden tesisi ancak pratik mücadeleyle olur.

En geniş yığınları birleştirme hedefi olan komünistlerin, öncelikle varolan top­lumun gerçekliğini doğru okumaları gere­kir. Nedir o gerçeklik? Sistemin ideolojik zehirlemeleri, bencil-bireyci yaşam tarzı devrimci çalismada hedef kitlemiz olan kesimleri önemli oranda sarıp snrnıalamıştır. Dolayısıyla devrimci saflara katılan her bi­rey, bu hastalıklarıyla birlikte geliyor. Bu da bize her koşulda ikili görevler yüklü­yor, içte olanı; ideolojik olarak eğitme, burjuva alışkanlıklarına karşı mücadele et­me; dışta olanı ise; yakınlaştırmak için ikna edici-birleştirici bir siyaset izlemedir. Özellikle burjuva alışkanlıkların parti için­deki yansımalarını ciddiye almak lazımdır. Bu ciddi yaklaşım hem ilkeli mücadeleyi hem de kazanmayı içermelidir..

Devrimci çalışmalarda birleştirici değil ayrıştırıcı, yapıcı değil yıkıcı bir tutum izle­yenler özünde devrimciliği içselleştirmemişlerdir. Bu konuda Mao yoldaşın gençli­ğe hitaben yaptığı bir konuşmada ortaya koyduğu şu değerlendirmelere kulak ver­meliyiz: “… Bir gencin devrimci olup ol­madığını tayin etmek için ölçüt nedir? Bunu nasıl fark edebiliriz? Bunun için bir tek ölçüt vardır; bu, onun geniş işçi ve köylü yığınlarıyla birleşmeyi isteyip istemediği ve bunu gerçekten yapıp yapmadığıdır.”

Başkan Mao’nun ortaya koyduğu bakış açısına uygun olarak hareket edersek, devrimci militanları değerlendirmede; kit­lelerle olan ilişkileri, yani, en geniş kesim­leri kazanma, birleştirme çabaları ana kri­terlerden biri olmalıdır. Kitlelere gitme­yen, geniş kesimleri birleştirip harekete geçirme siyasetine yabancı olan bir dev­rimcilik tartışmaya muhtaçtır. Böyle bir devrimciliğin söylem düzeyinde parlak cümleler etmesinin pek bir değeri yoktur. Çünkü bu, ışıksız bir parlaklıktır; aydınlat­ma ve harekete geçirme gücünden yok­sundur.

Popularity: 1% [?]

http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/furl_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_16.png http://www.kaypakkaya-partizan.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_16.png

Diğer haberlerden seçmeler

Filed Under: Genel Konular

Tags:

About the Author:

RSSYorumlar (0)

Kalıcı bağlantı

Cevap yaz